hayal edilemeyen cinsel sohbet

Mynet Cinsel Sohbet ya?am?n hor görülmesi, ‘kirlilik’ dü?üncesiyle bunun le­kelenmesi ya?ama kar?? gerçek bir suçtur – ya?am?n kutsal ru­huna kar?? gerçek bir günaht?r.” Bu, Nietzsche’nin ba?ka bir yerde, “?eytani ?ehveti” bir ke­nara b?rakacak, daha üst bir masumiyete benzer bir ?ey ola­cak bir ba?ka iffetlilikten bahsetmesini engellemez. Burada Freudcu yüceltme dü?üncesinin bir müjdesi gibi bir ?ey vard?r: Bir insan?n Mynet Cinsel Sohbet “ruhunun en yüce noktalannda dahi” fark edilir, keza “sanat ve güzellik ihtiyac?, dolayl? bir cinsel es­rime ihtiyac?d?r”. “Sanatsal tasar?mda ve cinsel edimde” ay­n? güç harcan?r; yarat?c?lar bu gücü israf etmekten kaç?nacak­t?r. Dolay?s?yla Nietzsche üstün ruhlarda kendisini ?a??rtma­yan “dü?ük dölleyicilik, s?k kar??la??lan bekârl?k ve genellik­le cinsel so?ukluk” gördü?ü inanc?ndad?r. Bunlann çocuk yap­mak yerine yapacak daha iyi ?eyleri vard?r: “Böylesi adamlar in­sanl???n zirveleridirler – tepecikler halinde uzanmak zorunda de?illerdir”. Dü?ünürlere k?yasla daha kösnül olduklann? dü­?ündü?ü sanatç?lar dahi bazen kendilerine göre yaln?zca bir tu­tumluluk ilkesi olan “göreli bir iffetlili?i” seçebilirler. “Büyük ruhsal gerilim ve zihinsel yo?unla?ma dönemlerinde cinsel ili?­kilerin ne kadar zararl? olduklar?m” bilirler. Dolay?s?yla ?eh­vetten nefret etmelerinden dolay? de?il ama “tüm güçlerinden, hayvani kuvvetlerinden, olu?makta olan eser için” yararlanmak amac?yla geçici olarak bu ili?kilerden vazgeçmeye haz?rd?rlar.
Cinselli?i mahkûm etmek de?il, onun “biçimini de?i?tirmek” söz konusudur. Bu do?ru iffetliliktir: Saçma bir ?ekilde ka­d?nlara dayat?lan, bir sapk?nl?k daha olu?turmaktan ba?ka bir ?ey olmayan cinsel ili?kiden uzak duranlarmki de?il, üstün ruhlar?n, “cinsel ate?liliklerinin” masum ve güçlü “hayvanili- ?inin” kendilerine sundu?u bu a??n kuvveti “geli?igüzel” har­camamak için kendilerine dayatt?klan iffetliliktir.
H?ristiyanl???n ruhu bu de?ildir, en az?ndan bir papaz o?lu olan Nietzsche’nin kavrad??? ya da ya?ad??? ?ekliyle bu de?il­dir. Orada daha ziyade bedene, dolay?s?yla da ya?ama kar?? bir tür komplo görür: “Ya?am?n tüm temel içgüdülerinin hor gö­rülmesi ö?retilmi?tir; bedeni y?k?p yok etmek için yalandan bir “ruh”un, “tin”in varl??? hayal edilmi?tir; ya?am?n birincil ko?ullannda, cinsellikte, kirli bir ?ey görülmesi ö?retilmi?tir.” Buna kar?? bir an önce ?ehvete itibar?n? iade etmek gerekir: ?ehvet “yaln?zca bedeni hor gören, vücutlar?na çivili zincirler ba?layan tövbekârlar için kötüdür”; Zerdü?t’e göre ?ehvet, tam tersine “masum ve özgür bir ?ey, dünya bahçesinin mutlulu­?u, gelece?in bugüne co?kun minnetidir.” Bu ki?ilerden nef­ret eden Nietzsche’nin bizim altm?? sekiz ku?a??n?n çok ho?u­na gitmi? oldu?u anla??l?yor. Zaten onlar?, yani Nietzsche’yi ve altm?? sekiz ku?a??n? daha sempatik k?lan ?ey budur. Cinselli?i suçluluk duygusundan kurtarmak? Bugün bunu onaylamayan var m?? Bu, ülkelerimizde uzun zaman önce kazan?lm?? oldu?u için kimilerinin sürdürmekten zevk ald???, zorunlu bir sava?­t?. “Cinsel Sohbet ili?kilerde” varl???n? koruyan “gizemin” pay?n? ya da bunun do?rulad??? ya da dayatt??? “edebi” unutmak için bir ne­den de?ildir bu. Bazen hiçbir zaman arzu duymam?? olmakla övünen (bu arada, cinsel ya?am? çok yoksul görünen) Nietzsc­he, dü?üncesinde dahi çapk?n de?ildir, ?ehvet dü?künü ya da bir hazc? da de?ildir.
Hangi gizem? Schopenhauer’da oldu?u gibi ya?am?n kendi­sinin gizemi ku?kusuz, dolay?s?yla da güç istencininki ama bu kez tepkili, yozla?m?? ya da nihilist de?il olumlu, olumla- y?c?, yükselen bir ?ekilde ifade edilir. Dolay?s?yla ayr?ca (t?p­k? bilgelik gibi “ya?am, kad?n” oldu?undan, ancak “bir sa­va?ç?y? sevebilir”) cinsiyet fark? gizemi ve özellikle de ka­d?nl?k “bilmecesi”. Burada, cinselli?in suçluluk duygusun­dan kurtar?lmas? (bu konuda Nietzsche, Feuerbach’tan ya da XVIII. yüzy?l Frans?z materyalistlerinden pek öteye gitmemek­tedir) de?il ama cinsiyetlerin mücadelesi olarak adland?r?lmas? gerekenin bir kavranma ?ekli olan Nietzscheci cinsellik kavra­y???ndaki en orijinal noktaya temas edilmektedir. Konu La Na- issance de la tragedie’de ortaya ç?kar: “Cinsiyetlerin kutuplulu­?u, sürekli bir mücadelenin ve yaln?zca dönemsel uzla?mala­r?n ortas?nda hayat verir.” Tam anlam?yla Nietzscheci bir le- itmotiv gibi sürekli kendini gösterecektir. Erkekler ve kad?n­lar yaln?zca “birbirine yabanc?” de?ildir; birbirilerine z?tt?r- lar da: “Biri sava?a muktedir, di?eri do?urmaya” ve “dans et­me yetene?i” d???nda hemen hemen hiç ortak yanlan yoktur. Gerektirdikleri “sürekli mücadeleyi” ortadan kald?rmayan “dö­nemsel uzla?malar” bundand?r, iki cinsiyet aras?ndaki kar??t­l?k “iki dü?man kutup aras?ndaki sonsuz gerilim” gibi “kar?? konulmaz”d?r. Dolay?s?yla a?k “cinslerin ?iddetli nefretinin temel olu?turdu?u” bir “sava?”t?r. Normalde tersi ileri sürü­lür? Çünkü kad?n ve erkek “birbirini tuza?a dü?ürür zira asl?n­da her biri yaln?zca kendisini sever ve sayar (ya da daha kibar bir ?ekilde
söyleyecek olursak, kendi idealini sevip sayar)”.
Bu durum iki cinsiyet aras?nda bir tür simetrinin varl???­n? engellemez. Erkek ne ister? Buyurmak. Kad?n ne ister? ?ta­at etmek. Le Gai Savoir’?n sakin sakin aç?klad??? budur: “Erke­?in karakteri, iradedir; kad?n?nki ise, itaat – cinsiyetlerin yasa­s? gerçekte budur, kad?nlar için a??r bir yasa!” Zerdü?t bunu do?rular: “Erke?in mutlulu?u: ‘?stiyorum’, kad?n?nki ise: ‘O is­tiyor’.\” Bunda büyük ölçüde dönemin önyarg?lar?ndan kay­naklanan bir parça maçoluk ya da kad?n dü?manl??? olmas? kuvvetle muhtemeldir. Bunun, Nietzsche’nin baz? özel fantas­malar?yla birle?ti?i dü?ünülebilir. Herkes kötü bir üne sahip “Kad?nlara m? gidiyorsun? K?rbac?n? unutma!” cümlesini bi­lir. Ama ku?kusuz bir ba?ka nokta daha vard?r. “Kad?n kendini verir, erkek al?r.” Nietzsche’ye göre bu, do?an?n -hem “ah­laka ayk?r?” hem de ebedî- bir verisidir. Peki neden? Erke­?in gücünden ötürü mü? Hay?r. Daha çok çocu?un zay?fl???n­dan ve kad?n?n zekâs?ndan ötürü. Kad?nlar?n tâbi oldu?u “a??r yasa” gerçekten de, Nietzsche’nin “her kad?n?n boyun e?di?i usand?r?c? do?al i?levler” dedi?i ?eye çok ?ey borçludur. Ka­d?n bir di?i olarak kal?r, böyle oldu?u için de gebeli?e yazg?l?­d?r. “Kad?nda her ?ey bilmecedir; ama bu bilmecenin tek bir yan?t? vard?r: Bu yan?t gebeliktir.” Devam eder: “Erkek kad?n için bir araçt?r; amaç her zaman çocuktur.” O halde itaat et­mek, boyun e?mek neden? Kurnazl?ktan: Çünkü bu, özel­likle hamile oldu?unda kad?n?n ve küçük oldu?u sürece çocu­?un ç?kar?nad?r. Bu nedenle Nietzsche “gebelik kad?nlan daha uysal, daha sab?rl?, daha ürkek, daha itaatkâr k?lm??t?r” di­ye dü?ünür. Darwinizm? Olabilir ama “akl? unutmu? olan” Damin’in kendisine kar?? kullan?lan bir Danvinizm. Darwin, Spinoza gibi “anla??lmaz biçimde tek tarafl?” ve “ya?am için mücadele” yanl?s? bir kavray??a sahiptir. Gerçekte kazanan­lar hep zay?flard?r, diye kar?? ç?kar onlara Nietzsche: “Çünkü say?lan daha çoktur ve daha kurnazd?rlar” (güçlülerin ak?l sa­hibi olmaya ihtiyaçlar? yoktur). Bugün demokrasinin, sos­yalizmin ve “tüm Avrupa feminizminin”, bir ba?ka deyi?le “çökü?”ün zaferinin do?rulad??? ?ey budur, diyecektir Ni­etzsche. Ben bu metinleri kurtarma ya da kurtarmamay? solcu
Nietzschecilere -var bunlar çünkü- b?rak?yorum. Kendi ad?­ma ben neredeyse tam olarak tersini dü?ünüyorum: Hakl? olan, Spinoza ve Danvin’dir; güç ya?am?n hizmetindedir, ya?am gücün de?il; kazananlar daha güçlü olanlard?r, ak?l -say? gibi, demokrasi gibi, dayan??ma gibi- bir güçtür; son olarak da in­sanl?k, ancak kad?nlar?n genellikle erkeklerden daha çok koru­may?, geli?tirmeyi ve ya?atmay? sürdürdü?ü kendisindeki bu güçle (uysall???n, sabnn, cesaretin, zekân?n, ?ehvetin, a?k?n… gücüyle) hayatta kalm?? ve uygarla?m??t?r: Nietzsche’nin de­di?i gibi “sava?ç?y? dinlendirmek” için de?il, önemli olan?n -çocuklar, insanl???n kendisi- sava?tan korunmas? ya da ona dayanabilmesi için. “Kad?n ve genç k?z, insana erkekten da­ha yak?nd?r…” diyordu Rilke. Bu beni, bir filozof ya da o?lan çocu?u dü?ünden ba?ka bir ?ey olmayan, Nietzsche’nin “üs- tinsan” ile ilgili saçma kuramlar?ndan daha fazla ayd?nlat?yor.

Article Source

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Tags: , ,

Author:

This author has published 7 articles so far.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.